Duyurular ve Etkinlikler

CİSEAD - Aile Arabuluculuğu Eğitimi yakında açılacaktır.

CİSEAD - Cinsel Terapi Eğitimi yakında açılacaktır.

Dr. Cenk Kiper'in - Aile İçi Sorunlar ve Çözümleri bilgilendirme videosu için tıklayınız.

Genel Bilgi ve Konular

Bireyler evlendiklerinde kendilerinin ve yaşamlarının bazı kısımlarının değişmesini de isterler; ve bu değişim sürecinin gerçekleşmesine katkıda bulunacağını umdukları  kişilerle evlenme eğilimini gösterirler. Bazen kişilerin “Onunla evlendim çünkü beni bir düzene sokacağını düşündüm.”, “Onunla evlendim, çünkü çok sessiz olan benim aksime o  eğlenmeyi seviyordu.” gibi sözler söylediklerini duyarız. Böylesi bir durum bir evliliğin ebeveyn-çocuk  boyutu çiftin her iki üyesinin de ihtiyaçlarını karşıladığında, empati, regresyon, çocukça oyunlar ve birbirini tamamlama sağladığında, ya da yansıtılmış özdeşleşmenin çok baskın olmadığı durumlarda olumludur.

Evlilik sadece arkadaşlık değildir: Evlilik aynı zamanda bir iş ortaklığıdır. Çiftin zaman, enerji ve parasına yönelik yoğun talepler nedeni  ile ilgili işbirliği gerektiren bir girişimdir. Çocuklar işin içine girdiği zaman, bu talepler yoğunlaşır ve işgücü dağılımında simetrik olmayan  bir durum gelişir; kadın daha çok çocuktan sorumlu olurken erkek  daha çok ekonomik destek sorumluluğunu üstlenir. Çift yaşamın her görevini simetrik olarak mı yoksa birbirini tamamlayacak şekilde mi paylaşacaklarına karar vermelidirler. Görevler ne kadar karmaşıksa ve gelenekler kimin ne yapması gerektiğini ne kadar az belirliyorsa, bu görev dağılımında uzlaşma sağlamak için o kadar çok kişiler arası ilişki becerilerine ihtiyaç duyulacaktır.

Günümüzde, çiftlerin  çoğunluğu bir diğerinden eşiti olarak davranış beklemektedir. Bu her çağ ve her kültürde  geçerli değildir. Hatta bugün bile eşlerin çoğu birinden birinin  yetkisinin daha fazla olduğu alanları belirlemiştir. Bu durum ya adil bir ayarlama ya da haksız bir uygulama olarak algılanır

Pek çok çift için cinsel arzu onları evliliğe götüren nedenlerden biridir.

Öte yanda biliyoruz ki birbirini cinsel olarak arzulayan sevgililerden pek çoğu evlenmemekte ve bazı çiftler ise cinsel arzu ilişkilerinde çok önem taşımamasına rağmen evlenmeye karar vermektedirler. Bazı çiftlerde ise arzu ve seks öyle önemli bir bağ oluşturur ki boşandıktan sonra bile cinsel ilişkilerini sürdürürler.

Bu bağın gücü, ilişkinin evresi ile bireylerin hangi yaş döngüsünde olduklarına bağlı olarak değişiklik gösterir.

Cinsel çekicilik en nişanlılık sırasında önem kazanır. Evliliğin kendisi genellikle cinsel arzunun şiddetinde değişikliğe yol açar; bu değişimin yönü evliliği özgürlüğü azaltan mı ya da çoğaltan bir şey olarak mı algılandığına bağlıdır. Çocukların doğumu ve bakımı çiftin cinsel yaşamında bir azalmaya yol açar, yuvanın çocuklardan boşalması ise çiftin cinsel hayatında bir renösans yaşatabilir

Evlilik problemlerin çözümü, birbirine bakım, yoldaşlık ve cinsel partner olma konusunda uzun süreli bir karşılıklı adamayı gerektirir. Gencin evlendiği eş orta yaşta veya yaşlılıkta aynı kişi değildir, aynı şekilde kişinin kendisi de aynı kalmaz. Her biri değişir ve bir diğerini değiştirir. Kişinin içinde yaşadığı kültür de değişir.

Evlilik bağlılığına karar verdiklerinde çiftler genellikle evlilikte kararların nasıl verileceği konusunda üstü kapalı bir şekilde bir anlaşmaya varırlar.  Yakın zamanlara kadar kadınlar “ sevgi, saygı ve uyma” konusunda söz verirlerdi. Bu açıkça kararları verecek olan kişinin erkek olacağını ima eder. Böylesi bir  anlaşmanın eşit olmadığı çok açıktır ve bu dengeyi  yeni düzene sokmak için çok şey yapılmıştır

Karar / Kendini Adama Bağı

Çiftlerin karar verme/kendini adama bağını değerlendirmede yardımcı olabilecek bazı sorular:

  • Eşinin hakkında bildiğin hangi özellikler onunla evlenme kararı almana neden oldu?
  • Onun nasıl bir eş olacağını bekliyordun? Beklediğinden nasıl farklılıklar gösterdi?
  • Nasıl bir yaşama sahip olmayı bekliyordun? Yaşantın beklediğinden nasıl farklı?
  • Eşinin sana adil davrandığını düşünüyor musun?
  • Bununla ilgili geçmişte ne kadar tartışma yaşadınız? Şimdi?
  • Kendini evliliğe ne kadar adamış buluyorsun? Bu bağlılığın değişti mi? Ne kadar ve ne zaman?
  • Bu değişimi kendine nasıl açıklıyorsun? Eşine nasıl açıklıyorsun?

Aile ve Sosyal İlişkiler Bağı

Çiftin sosyal ilişkiler ağı birleşip geliştikçe bu bağda güç kazanır. Ama bu ağ engelleyici de olabilir. Çiftin geniş aileleri içindeki anlaşmazlıklar evlilik içinde strese yol açabilir.  Eşlerin bu anlaşmazlıklarda arabulucu olmaları hatta yan tutmaları istenebilir.  Eğer biri eşinden ayrılır veya eşini kaybederse genellikle paylaşılan sosyal destek sisteminin önemli bir bölümünü de kaybeder.

Boşanmanın en önemli stres kaynaklarından biri boşanma nedeni ile sevdiğiniz ve güvendiğiniz diğer kişileri de kaybetme ihtimalidir. Çocuklar hala beni sevip, sayıp, ziyaretime gelecek mi? Komşular taraf tutacak mı?