Genel Bilgi ve Konular

Vajinismus çok seyrek olarak iç ve dış cinsel organların yara ve enfeksiyon gibi sebeplere bağlı oluşmak dışında tamamiyle psikolojik kökenli bir rahatsızlıktır.

Her insan özel ve özneldir. İnsanın ruhsal (psikolojik) yapısının oluşumunda genetik mirasının, geçirdiği hastalıkların, annesinin karakter yapısının, annesinin varlığının ya da yokluğunun, babasının karakter yapısının, babasının varlığı ya da yokluğunun, kardeşlerin, aile içi ilişkilerin, sosyal ve kültürel çevrenin etkisi, akraba ilişkileri, ekonomik koşullar, eğitim, hayatın içinde yaşanmış kişisel travmalar, sosyal felaketler gibi bir çok faktörün vajinismus problemine sebebiyet verdiği gözlenmektedir.

Cinsel birliktelik sırasında kişi birden bir panik içerisine girer. Sıkıntı ve korku yaşar. Her ne kadar aklıyla cinselliği yaşamak istese de kontrolünü yitirir. Vajinal pubik kasların kasılmasıyla birlikte, bütün vücudunda bir gerginlik hisseder.

Eşini iter, bacaklarını kapamaya çalışır. Sonrasında ise büyük bir utanma, suçluluk, kendini küçük görme, cinselliği yaşamayanın eksikliğini hissetme, üzülme, hayal kırıklığı yaşanır. Üstüne birde toplum içinde yükselen "ne zaman çocuk geliyor?" baskısını hissetmektedir. Bu girdap zamanla cinsel birlikteliğin daha da büyük bir kabus haline getirmektedir. Cinsel isteksizlik oluşmaktadır.

Vajinismusta, eşin tutum ve yaklaşımı çok önemlidir. Eğer erkek eşinin kaygı ve korkularını, vajinismus problemini anlamaya çalışıp, onun yanında olduğunu göstermek yerine; bir an önce cinsel birlikteliği gerçekleştirip hem kendisine ve eşini hem de aile büyüklerine karşı erkekliğini gösterme çabasına girerse, problemin halledilmesi zorlaşacaktır.

Devamını oku...

  1. Cinsellik erkeklerin yaşadığı ve kadınların erkekler için yapmakla zorunlu olduğu bir durum gibi inanılması.
  2. Cinsel birliktelik acı verici, kötü bir şey gibi düşünülmesi.
  3. Erkekler baskın olan, güvenilmemesi gereken insanlar olarak düşünülmesi
  4. Cinsel istek ve arzu keyfin yaşanması hafif kadın olarak algılanacağı düşüncesi ve kadının kendini göstermemesi gerektiği düşüncesi.
  5. Devamını oku...

Kadın Hastalardaki Disparöni

Cinsel ilişki sırasında ya da sonrasında görülen disparöni, ciddi bir fiziksel muayene ve ayrıntılı bir psiko-seksüel değerlendirme gerektiren, sık rastlanan klinik bir problemdir. Söz konusu rahatsızlık, sadece sendromun sebebi yetersiz cinsel uyarılma ve ıslanma ya da vajinismus değilse disparöni olarak teşhis edilir. Kadınlarda rastlanan cinsel istek bozukluklarına daha önce değinmiştik. Uyarılmaya bağlı sorunların dışındaki sebeplerden ortaya çıkan disparöni, çoğu kez tıbbi müdahale gerektiren organik nedenlere sahiptir. Eğer sonuç, tıbbi müdahaleye uygun olmayan bir disparöni ise, ağrılara uygulanan telkin tedavisi bu rahatsızlığa da uygulanabilir. Telkin ile cinsel organlara transfer edilen anestezi de başarılı olabilir. Erkek disparöni vakalarında olduğu gibi, kadınlarda da bu şikayetin başka bir hastalığın belirtisi olup olmadığına dikkat etmek gerekir.

Devamını oku...

Kadınlarda rastlanılan geç orgazm ya da orgazm olamama sorunu sık sık klinik problemler ortaya koymaktadır. Söz konusu bozukluğun ortaya çıkış anı ve seyri, psiko-seksüel tarih, hastanın psikiyatrik, psikolojik ve tıbbi özellikleri de rahatsızlığın sebeplerinin ortaya çıkarılması için gereklidir. İlaç, uyuşturucu ve alkol kullanımı da değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. Cinsel davranışlar ve ilişkinin özellikleri de rahatsızlıkların değerlendirilmesinde önemli faktörlerdir. Diğer değerlendirme parametreleri ve tedavi yöntemleri, erkeklerdeki gecikmiş orgazm vakalarında uygulanan stratejilere benzemektedir.

Devamını oku...